Yılbaşı Hindisi Nasıl Yapılır

Bize “Hindi” (Turkey) dediklerinde biz kızıyoruz ama hindiler kendilerine “Hindi” dendiğinde kızarlar mı diye yapılmış bilimsel bir araştırma şimdilik yok.

İşte hazır bu lezzetli dostlarımız Twitter’da haftaboyu TT olmuşken, biz de yılsonu genel kültürünün bu en sıcak elemanı hakkında sizleri bilgilendirmek istedik. Sonuçta ister kendiniz yapın, ister yapana okuyun, bu yazımız sayesinde çıtır çıtır bir baba hindi önce masanızı, sonra rüyalarınızı süsleyebilir.

Hindi Dolması Nasıl Yapılır

Şimdi baştan açık açık söyleyelim. Avantajix bir yemek bloğu değil. Nasıl iki tane maç seyrettik diye kendimizi futbol tanrısı sanmayacaksak, hindi pişirilen iki mutfakta gözlem yaptık diye Özgür Şef payesini alamayacağımızı gayet iyi biliyoruz. Ama boş adamlar da değiliz, onun altını keçeli kalemle çizelim. Öyle önümüze sert kara kuru bir hindiyi metazori koyduklarında tabağın yarısını yenmemiş olarak geri göndermek suretiyle olayı diplomatik dilde protesto etmesini biliriz.

Şimdi önce yapılmaması gerekenlerden başlayalım:

-Bir; hindiniz kurumasın ve sertleşmesin diye onu önden kesinlikle haşlamamalısınız.

-İki; bu işi ilk kez yapıyorsanız (ki bu yazıyı okuyorsanız yüzde doksan öyle) 3-4 kilonun üzerinde bir hindi seçmeyin ki geceyi Burger King’de bitirmek gerekmesin.

Yapılması gerekenlere gelince, önce malzemelerden başlayalım:

1 adet ayıklanmış tütsülenmiş hindi (En fazla 3-4 kilo olacak ve içine dışına tuz ve biber sürülecek, yağ, limon ve balla hazırlanan sosun sürülecek, hatta sürülmekle kalmayacak hindi ovularak sos ve tuz-biber ete yedirilecek)

Ayrıca 2 adet orta boy soğan, küp küp kesilecek / Yarım kilo haşlanmış veya kızartılmış kestane / 100 gr. pirinç / 3 yemek kaşığı galeta unu / 2 adet küp küp kesilmiş elma / Kuşbaşının daha da küçüğü boyda kesilmiş kuzu ciğeri / Önceden haşlanmış hindi boynu, ciğeri ve yüreği / Az bir miktar margarin veya tereyağı / Bir limonun suyu ve 2-3 kaşık bal /

Fırında pişme süresi: Yaklaşık 3,5 - 4 saat.

Eğer malzemeleri hazırladıysak şimdi ilk işimiz hindi boynu ve sakatatlarını tuzlu suda bir süre beklettikten sonra yaklaşık 1 buçuk lt. su ile biraz tuz ve biber ekleyerek haşlamak. Bu işlem düdüklü tencerede de yapılabilir. Haşlanan etleri ayıklanıp minik minik kesiyoruz. Çıkan suyu saklıyoruz. (Bunu mesela bir gün önceden hazırlamak daha mantıklı.)

Kuzu ciğerini biraz yağ ile az kavurup bir kenarda bekletiyoruz. (Aynı şekilde bu da mesela bir gün önceden hazırlanabilir.)

Kestaneleri istediğimiz şekilde pişirip ayıklıyoruz. Dağılmamalarına ve bütün halde kalmalarına özen gösteriyoruz. (Yine bir gün önceden hazırlanabilir.)

Pirinci suda bekletip süzüyoruz. Soğanları küp küp doğruyoruz. Elmaları da yaklaşık 1 parmak boğumu büyüklüğünde küpler halinde kesip hazırlıyoruz.

Soğanları biraz tereyağında pembeleştiriyoruz. Sonnra içine hindinin boyun ve sakatatlarını katıp kavurmaya devam ediyoruz. Ateşi iyice kısıp, sırasıyla önce kestaneleri, sonra yarım bardak hindi suyunu, pirinci, galeta ununu ve en sonunda da kuzu ciğeri ve elmaları katıp  5 veya bilemediniz en fazla 10 dakika kapağı kapalı olarak pişiriyoruz. Tuz ve karabiberini ekliyoruz. (Akıl vermek gibi olmasın ama bu el oyalayan bölüm de bir gün önce yapılabilir.)

Hindimizin içini ve dışını iyice tuz ve biberle ovuyoruz. İçini sıkıca hazırladığımız içle doldurduktan sonra boynunda ve gerisinde açıkta kalan delikleri mutfak ipi ve yuvarlak mutfak iğnesiyle dikiyoruz. Bacaklarını birbirine yaklaştırıp bağlıyoruz. En sonunda da biraz tereyağı veya margarin, limon suyu ve 2 yemek kaşığı balı hindinin üzerine elimizle ile iyice sıvıyoruz; etin bu harcı özümsamasi için iyice ovarak hindiye masaj yapıyoruz.

Bir aluminyum folyo alıp, içine hindimizi yerleştiriyoruz. Fırını 220 dereceye ısıtıp hindiyi “kg başına 1 saat” hesaplayarak pişiriyoruz. En sonunda folyoyu açıp üzerinin biraz daha kızarmasını sağlıyoruz. Kalan içi de yağlı kağıt üzerine yayarak tepsiye yerleştiriyoruz. Ancak bu son bölüm fırında hindi kadar uzun süre  kalmamalıdır, aman dikkat.

Servis yapacağımız zaman hindinin iplerini kesip bacaklarını da aluminyum folyo ile süslüyoruz vee, ta-ta-ta-taam, hindimiz hazır.

Allaah. İç pilavı yapmasını unuttuk. (Siz unutmayın. Onun için iç pilav yapmasını da biz yazının sonuna yazıyoruz ama siz mutlaka hindiniz pişerken yapın.)

Soğanları incecik kıyıyoruz veya buzluktaki dondurulmuş soğanımızı çözüyoruz. Önce fıstıkları sonra da soğanı ekleyerek sıvı yağda pembeleştiriyoruz. Arkasından iyice ayıklanmış ve ılık suda geceden bekletilmiş pirincimizi katıp hepsini birlikte kavuruyoruz. Kuş üzümlerini ve tuzunu ekleyip birkaç kez çevirdikten sonra suyunu ilave edip tenceremizin kapağını kapatıyoruz. Normal bir pilav pişirir gibi pişiriyoruz. Tenceremizi ocaktan aldıktan sonra karabiber, tarçın ve ince ince kıyılmış dereotunu ekliyoruz. Baharatları sonradan eklememizin sebebi kokularını kaybetmemeleri içindir. İstersek bir miktar kestane de ekleyebiliriz. Sonuçta amaç güzel görünümlü bir iç pilav elde edip, ya tepsiye koyarak üzerine de hindiyle süslediğimiz tepsiyi masaya getirmek; ya da hindiyi ayrı, iç pilavı ayrı servis etmek.

Kıssadan hisse: Emek olmadan yemek olmuyor. Ama yok bu iş çok uzun derseniz yılbaşında hindi yemenin en pratik şekli Yemeksepeti’nden sipariş vermek.

Bu arada Sayın Yemeksepeti Yetkilileri, sizinle anlaşıp Avantajix üzerinden Yemek Sepeti para iadesi dağıtmak istiyoruz ama 2012′de bunu başaramadık; İnşalah 2013′te diyoruz.

Mutlu yıllar herkese.

Yoruma kapalı.