Ana Sayfa Fırsatlar Sakinlik ve Huzur Arayanlar İçin Avrupa’nın Tablo Gibi 5 Kasabası

Sakinlik ve Huzur Arayanlar İçin Avrupa’nın Tablo Gibi 5 Kasabası

89

Colmar-Fransa

Masal diyarı, film seti gibi küçük ve şirin bir kasabaya hazır olun. Fransa’nın Alsace-Lauren bölgesinde yer alan Colmar, girişinden itibaren insanı şaşırtıyor. Çünkü kasabaya girdiğinizde sizi “Özgürlük Heykeli” karşılıyor. New York’taki heykelin tasarımını yapan Fransız heykeltraş Frédéric Auguste Bartholdi Colmar’lı olduğu için Özgürlük Heykeli’nin bir kopyasını buraya koymuşlar. Alsas’ın merkezi olması, Vosges be Rhine nehirlerinin arasında olması ve 1000 yıllık tarihi ile eşsiz bir yer olan bu bölge, Georges Duhamel’in 1931 yılında yazdığı gibi “Colmar, dünyanın en güzel ilçesidir!”…

Hallstatt-Avusturya

Bir masal kasabası da Avusturya’dan! Bakmaya doyamayacağınız eşsiz manzarası ile Hallstatt o kadarbeniliyor ki Çinliler bir kopyasını kendi ülkelerine inşa ettiler. Ülkenin en eski kasabalarından biri olan Hallstatt Avusturya’nın Hallstatter gölü kıyısında bulunuyor. Dünya tarihinin en eski tuz madeninin de yer aldığı Hallstatt, UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’nde. Dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan Hallstatt, Alp dağlarına özgü, 16. yüzyıldan kalma evleriyle mutlaka görülmesi gereken bir destinasyon.

Positano-İtalya

John Steinbeck’in 1950’lerde Harper’s Bazaar’da yayınlanan Positano hakkındaki makalesinde “bir rüya gibi, oradayken gerçek gibi gelmiyor, ayrıldıktan sonra ise çok gerçek geliyor” demesinden sonra azalmayan gittikçe artan bir turist şehri. İtalya’nın gizli kalmış cennetlerinden biri Positano, her yaz binlerce turistin akınına uğrayan bu küçük şirin yer; masmavi denizi ve göz alıcı kumsalları, dik kayalıklarında bulunan beyaz evleri ve sonsuz görünümlü turkuvaz renkli denizi ile harika bir rota. İtalyan kültürünü keşfetmek isteyenlerin yanında lüks bir tatil keyfi yaşamak isteyen zengin turistlerin de favori tatil rotaları arasında.

Sintra-Portekiz

Lizbon’a 28 kilometre uzaklıkta masal gibi küçük şirin bir kasabadır. Butik dükkanları, şato gibi renkli, süslü püslü evleri ve arnavut kaldırımlı dar sokakları ile hiç bozulmamış bu kasabada dolaşmaktan büyük keyif alacaksınız. Bu bölgenin havası çok iyi ve temiz olduğundan; eskiden Portekiz’in ileri gelenleri ve kralları tarafından yazlık tatil mekanı olarak kullanılıyormuş. Şehrin tepesinde Meşhur Pena Sarayı (Palacio Pena) var. 19. yüzyılda yapılan bu saray da Unesco Dünya Mirası Listesi’nde.

Dinant-Belçika

Yazın ayrı kışın ayrı bir güzelliği olan Dinant’a aslında 4 mevsimde gidebilirsiniz. Saksafonu bulan Adolphe Sac’ın memleketi olmasıyla da ünlü olan bu muhteşem kasabaya gittiğinizde mutlaka Charles de Gaulle Köprüsü’ne de uğramayı unutmayın. Buradan görünen manzara ile büyüleneceksiniz. Aynı zamanda ünlü Meuse Nehri’nin yanıbaşında olması, tarihi ve kültürel geçmişi onu etkileyici yerlerden biri haline getirmiş.

Tüm tatil planlarınız için Avantajix‘i tıklayabilir tatilinizi daha ucuza getirebilirsiniz.

Önceki İçerikAlarm Verdim Uyanmadın Yaktım 500 Liranı!
Sonraki İçerikSömestir’de Paris’e Gitmeden Paris’e Gidiyoruz