Ana Sayfa Fırsatlar Sonbaharın Tadını Doya Doya Çıkaracağınız 5 Muhteşem Tatil Önerisi

Sonbaharın Tadını Doya Doya Çıkaracağınız 5 Muhteşem Tatil Önerisi

234

Yaz bitti tatil mevsimi kapandı diye düşünmeyin. Sonbaharda keşfedebileceğiniz, sizi bulunduğunuz dünyadan alıp bambaşka diyarlara götürecek harika yerler var. Üstelik çok da uzak değil hepsi de Türkiye’de. Sizler için birbirinden farklı muhteşem 5 ayrı rota belirledik.

Tatile çıkmadan önce Avantajix‘e göz atmayı unutmayın.

1- Kapadokya

Persliler buraya ‘Kappa Tuchia’ yani Güzel Atlar ülkesi adını verdiler. Kapadokya, Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray’a, Kayseri illeri arasına yayılmış geniş bir bölgenin adı aslında.
Kapadokya’ya dünyanın açık hava müzesi denilse yeridir. doğa harikası peri bacalarını dünya üzerinde başka bir hiç yerde göremezsiniz. Baharda çiçeklerin açtığı, tabiatın uyandığı dönemde başka güzel, sonbaharda tabiatın hüzün sarısı gelinliğini giydiğinde ayrı güzeldir. Derinkuyu ise tüm Kapadokya’dan farklı bir yer. Şehirde sizi tuhaf bir huzur karşılar. Uçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara, Gülşehir size tatmadığınız eşsiz duygular verir.

2- Abant

İlkbahar ve sonbaharın en popüler tatil bölgesi Abant, her mevsim farklı güzellikleriyle konuklarını karşılıyor. İstanbul, Ankara, Bursa, İzmit, Yalova gibi kentlere yakın olması nedeniyle adeta bir kaçış noktası olan Abant’ta tatil yapma ayrıcalığına kavuşanlar her fırsatta buraya yeniden geliyor.
Abant tatili yaparken zamanınızın çoğunu göl manzarasını izlemekle geçirseniz de bölgenin tadını çıkarmak için Abant aktivitelerine de katılmalısınız. Sadece gölü ile değil, tabiat parkları, bisiklet parkurları, yakın kayak merkezleri ile farklı heyecanlara sizi sürükleyecek olan Abant’ta eğlenmeye hazır olun…

3- Eski Mardin

Sonbaharda masalsı bir tatil istiyorsanız eğer Mardin’i mutlaka ziyaret edin. Mardin’i Anadolu’nun ve dünyanın diğer kentlerinden ayıran ve bu denli özel kılan özelliklerinin başında şüphesiz yüzyıllar öncesine dayanan tarihini bugünlere taşıyan yapıları geliyor. Zinciriye Medresesi, Mor Gabriel Manastırı, Mardin Ulu Camii, Kasımiye Medresesi ve Deyrüzzeferan Manastırı gibi birbirinden eşsiz eserlerin dışında geleneksel mimarinin harika bir örneği olan geleneksel Mardin evleri arasında gezmek başlı başına bir keyif. Mardin’e ilk kez gelenleri şaşkına çeviren görüntülerden biri de arka arkaya dizilen ancak kesinlikle birbirinin manzarasını kapatmayan geleneksel Mardin evleri. Suriye ve Arp mimarisinden izler taşıyan evler bölgenin iklim koşullarıyla ve halkın günlük yaşantısıyla da uyumlu. Evler doğal rengini inşa edilirken kullanılan taştan alıyor ve bu haliyle Mardin’de çekilen fotoğraflara da mükemmel bir arka fon oluşturuyor.

4- Çamlıhemşin

Çamlıhemşin doğası ve iklimiyle insanları kendine hayran bırakıyor. Rize’nin bir ilçesi olan Çamlıhemşin, Kaçkar Dağları eteklerinde yer alıyor. Çamlıhemşin ilçe sınırları içinde Türkiye’nin en önemli yaylaları bulunmaktadır. Tarihi yapılarıyla da ünlü Çamlıhemşin, yayla turizminde önemli bir paya sahip.

5- Tuz Gölü

Efsaneye göre, çok çok eskiden Tuz Gölü’nün yerinde koskoca bir bağ varmış. Efsaneye göre bu bağ kötü ve cimri bir yaşlı kadına aitmiş. Bir gün yaşlı bir derviş, susuzluktan ölürken yolunun üzerinde ki bu bağı görmüş. Çıkrıkla ip dokuyan bu yaşlı kadına, “Çok susadım, bağından bir kaç salkım üzüm ver” demiş. Ama yaşlı ve kötü kadın ona üzüm vermemek için “Bu yıl bağım kurudu, hiç üzüm vermedi” diyerek ona yalan söylemiş. Kadının bu hareketine kızan derviş ona “İnşallah tuz ile buz olasın, gelip geçen seni taşlasın da hayır yüzü görmeyesin!” diye beddua etmiş. Rivayete göre yaşlı kadın o anda taş kesilmiş ve tüm bağı tuz gölüne dönüşmüş. Bu efsane ne kadar doğrudur bilemiyoruz ama Tuz Gölü’nü mutlaka ziyaret edip benzersiz fotoğraflar çekin.

Önceki İçerikHükümetin Sokakta Bulup Uzaya Fırlattığı Kedi
Sonraki İçerikDolmalık Biber Fotoğrafı Çekerek Milyoner Olan Adam