Ana Sayfa Koleksiyon En Pahalı Türk Paraları

En Pahalı Türk Paraları

1683

Yukarıda gördüğünüz 50 Lira bu hafta bir para müzayedesinde tam 180.000 Liraya satıldı.

Bu para şüphesiz ki en değerli Türk parası değil.

Bakın isterseniz paraların değeri hakkında kısa bir bilgi verelim ki bir paranın neden yüz binlerce Türk Lirası, hatta yüz binlerce ABD Doları edebileceği konusu açıklığa kavuşsun.

Yukarıda resmini gördüğünüz bu paraya koleksiyoncu diliyle “İkinci Emisyon 50 Lira” deniyor. Yani Türkiye Cumhuriyeti ilk kurulduğunda “Birinci Emisyon” adı verilen paralar tedavüle çıkmış; Cumhuriyet’in bu ilk emisyonunun tedavüle çıkış tarihi 1927 olduğundan ve harf devrimi 1928’de yapıldığından “Birinci Emisyon” adı verilen paralarımızın üzerinde hala eski harfler bulunmaktaymış. Atatürk resimli “Birinci Emisyon” paraların ardından yine Atatürk resimli “İkinci Emisyon” (bu kez artık latin harfleriyle) ve onun da ardından İnönü resimli “İkinci ve Üçüncü Emisyon” paralar tedavül etmiş. İşte bu ilk 3 emisyon çok değerli.

Neden ilk 3 emisyon kağıt paralarımız değerli: Çünkü iki Dünya Savaşı arası yıllar, kıtlık, ekonomik buhran ve parasızlık dönemleri. Yani ekmeğin parayla değil karneyle alındığı, paranın pek ortalarda gezmediği yıllar. Hatta ve hatta insanların “kağıt” olana değil, “altın veya gümüş” olana itibar ettiği, dolayısıyla kenara koyacağı (ve bugüne ulaşacak olan) paraları kağıtlar arasından değil, altın, gümüş olanlar arasından seçtiği yıllar. Türkiye’nin enflasyon öncesi yılları.

Bu paraların çoğu (hepsi değil) bugün kolay bulunmaz; yani bir İnönü resimli 50, 100, 500, 1000 Liranız varsa o paraya gözünüz gibi bakın. Hatta ondan bir önceki emisyon (Birinci Emisyon) 50, 100, 500, 1000 Liranız varsa neredeyse kızımızı bile size verebiliriz. (Tamam abartmayalım, birinci emisyon 1000TL etse etse sadece 250.000 ABD Doları eder; punduna getirirseniz 250.000TL’ye kadar pazarlık payı olabilir; çünkü bilgimiz dahilinde bu paradan dünyada sadece 7 adet var.)

Resimdeki 50 Lira’nın hikayesi ise şöyle:

Bu para 1938’de Atatürk’ün vefatı ve ardından Milli Şef döneminin başlamasıyla paralardaki Atatürk resmi yerine İnönü resminin kullanılma kararının verilmesi üzerine 1939-1940 yılarında İngiltere’de bulunan Thomas de la Rue banknot matbaasına sipariş ediliyor. Fakat paraların bir bölümü Almanların Londra’ya yaptığı bir hava saldırısı sırasında yanıyor, kayboluyor, imha oluyor; geri kalanları ise (şu anki bilgiler dahilinde) 2 ayrı gemi ile Türkiye’ye ulaşacak iken gemilerden birinin Pire Limanı açıklarında bu kez Alman denizaltıları tarafından vurularak batırılması ve paraların deniz sathını kapladıktan sonra denize atlayarak onları toplayan kişilerin eline geçmesi üzerine Merkez Bankası kararı ile tedavüle hiç çıkmıyor. Hatta diğer gemiyle Türkiye’ye 1941 yılında ulaşabilen bölümü de 1955’e kadar Merkez Bankası depolarında bekletildikten sonra SEKA’ya hamur olmak üzere yollanıyor.

Sonuçta bugün itibarıyla bu paradan dünyada bilinen sadece 2 örnek kalıyor. Bu nedenle en son bu hafta bir açık arttırmada bu paralardan biri sahibini 180.000 TL değer karşılığında buluyor.

(Not: Bir müzayedede bir kişi 180.000TL veriyorum diye bayrağını neden kaldırır? 179.000TL veren kişiyi geçmek için. Yani müzayede ya da açık artırma dediğimiz organizasyonlar piyasanın en güncel fotoğrafı olduğu için önemlidirler.)

Kıssadan hisse:

1) Koleksiyon yapın. Bugün için değerli gözükmeyen şeyler ileride mutlaka değer kazanır.

2) Koleksiyonunuzu oluşturup bir yandan keyif alırken bir yandan da o biriktirdiğiniz şeylerin değer kazanmasını istiyorsanız herhangi bir şeyi değil de, ileride nadir olma potansiyeli olan şeyleri biriktirin. Her birinden milyonlarca adet basılmış olan şeylerden uzak durun. Yukarıda örneği görülen paradan dünyada sadece 2 tane kaldığı için 180.000TL olduğu örneğini bir kenara not edin. (Mesela biz buraya not ettik.)

Sevgiyle kalın.

Önceki İçerikSen üşengeçliğin resmini yapabilir misin Abidin?
Sonraki İçerikEtrafta Avantajlı Neler Var?